Sohbetlerinden sağlıklı yaşamın sırrına ulaşmalarına az bir vakitlerinin kaldığını anladığım bir “çift” ile paylaştığım masaya elimde su böreği ile geldiğim vakit, abinin önündeki armutu beni aşağılarcasına dişlediğini gördüğümde, bunu dünyanın en önemli şeyiymiş gibi sunanlara karşı içimde biriken tüm muhalif sesleri o gün için susturmuş yoluma devam ediyordum.
Kötü haberse ya sabah çok erken ya da gecenin bir vakti gelir gibi bir şey yerleşmiş bende, askerde sabahın 5’inde babamın haberini aldığımdan beri. Bu sefer öğle yemeği öncesi “tikıtımda acaba kaç para kaldı" diye düşünürken çat diye telefon gelince, belki de o nedenle öyle bir kaldım.