Küçükken tüm Bursa ovası, annemin deyişiyle ayaklarımızın altındaydı. Ve ben her gece şehri izlerken bu manzarayı görmeden yaşayamayacağımı düşünürdüm.
Evin balkonu ise benim için bir ilim irfan yurduydu. Sabahlara kadar babamla, annemin şaşmaz aralıklarla süren “etrafa çok ses gidiyor, yatın artık!” şeklindeki serzenişlerine aldırmaz, dünyayı en az iki kere kurtarmadan bırakmazdık.
Babamın sohbetine ben doyamadım, aynı dertten muzdarip çok adam, kadın dinledim. Bazen ardışık sayılar gibi anılarımı sıralarken, karşımdakinin ona ne kadar da benzediğimi düşünmesini çok isterim. Ben babamın yüzünü unutmuşken, bunu başkalarından beklemenin beyhudeliğini anladığım esnada da gözümün önünden bir bulut geçer, ayılırım.
29 Mart 2012 Perşembe
25 Mart 2012 Pazar
Mehtaplı gecelerde hep seni andım, Hanım Talepzade
Tahran’ın en gariban semtlerinden birinde yaşayan Hanım Talepzade yıllardır kazandığı parayı elinden alıp uyuşturucuya yatıran kocasından yeni ayrılmış, iki çocuğuyla birlikte didinip dururdu. (Asghar Farhadi’nin Jodaeiye Nader az Simin [Bir Ayrılık] filmindeki Hanım Razieh’i izlerken aklım hep Talepzade’ye gitmişti.) Ofisin temizlik ve yemek işlerinden sorumlu olan Talepzade, daha önce kahramanlık hikâyelerinden bahsettiğim Cafer Bey ile birbirini tamamlayan harika bir ikili oluştururdu. Cafer Bey nasıl söyleneni değil bildiğini uygulamada ustaysa Talepzade de bu konuda fahri doktorayı hak ederdi. Onlarla yaşarken mahallelerde bütün gün çocuklarına bağıran teyzeler gibi bir şey olmuştum.
Etiketler:
iran
16 Mart 2012 Cuma
O bir vurdu gol oldu
Biz kendisine çift dalan oyuncuya başka bir pozisyonda aklıma gelir de sert girerim diye dönüp de bakmayan Metin Oktay; maçta kırmızı kart gören oyuncuların oyundan çıkmak için kendisinden izin aldıkları Baba Hakkı, 6-7 Eylül olaylarında kapısına dayananlara karşı onu müdafaa etmek için bir vapur dolusu insanın Kartal’dan Büyükada’ya yola koyulduğu Lefter sayesinde futbolu sevdik.
Attığı gol sonrası, grevdeki Liverpoollu liman işçilerine destek veren Robbie Fowler uzaktan dayımız olur.
Futbol her şekilde oynanır da bir tek kahramansız olmaz.
Attığı gol sonrası, grevdeki Liverpoollu liman işçilerine destek veren Robbie Fowler uzaktan dayımız olur.
Futbol her şekilde oynanır da bir tek kahramansız olmaz.
Etiketler:
futbol
11 Mart 2012 Pazar
Arif'in Manchester'a attığı golü ararken...
Ankara’daki İran Kültür Merkezi’nde Reza adında bir Farsça hocamız vardı, o anlatmıştı. Uğur Mumcu suikastı sonrası Kızılay taraflarında yürürken, yolda kendisini gören komşularından biri, onu kalabalığa işaret edip, “Bu adam İranlı!” diye bağırmış. Sonra insanlar hocanın üzerine doğru koşmaya başlamışlar. Hoca da korku içinde kaçarak oradan uzaklaşmış. “O gün onlardan neden kaçtığımı hâlâ kendime izah edebilmiş değilim” demişti.
Uğur Mumcu’nun öldürülmesinden sonra internet hızıyla suçluluğuna kanaat getirilen İran, bilindiği üzere yıllarca ülkemize bir korku öğesi olarak hizmet vermişti; mahallede cam kırılsa rejim İranlılardan bilirdi. Sonrasında yakalanan ve “suçlarını itiraf eden” İran kaynaklı faillerin yer gösterme esnasında bu neticeye kitlenmiş kamuoyunu değilse de aile üyelerini ikna edemediğine de şahit olmuştuk. (“Kardeşim hayatta olsa Silivri’de olurdu” diyen Ceyhun Mumcu’ya karşın, en azından çocuklarının Mumcu suikastındaki derin ilişkileri bu şekilde okumadıklarını düşünüyorum.)
Uğur Mumcu’nun öldürülmesinden sonra internet hızıyla suçluluğuna kanaat getirilen İran, bilindiği üzere yıllarca ülkemize bir korku öğesi olarak hizmet vermişti; mahallede cam kırılsa rejim İranlılardan bilirdi. Sonrasında yakalanan ve “suçlarını itiraf eden” İran kaynaklı faillerin yer gösterme esnasında bu neticeye kitlenmiş kamuoyunu değilse de aile üyelerini ikna edemediğine de şahit olmuştuk. (“Kardeşim hayatta olsa Silivri’de olurdu” diyen Ceyhun Mumcu’ya karşın, en azından çocuklarının Mumcu suikastındaki derin ilişkileri bu şekilde okumadıklarını düşünüyorum.)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)